Table 'fusion_settings' is marked as crashed and should be repairedTable 'fusion_settings' is marked as crashed and should be repaired
Warning: main(): Unable to access ../locale//global.php in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173

Warning: main(../locale//global.php): failed to open stream: No such file or directory in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173

Warning: main(): Unable to access ../locale//global.php in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173

Warning: main(../locale//global.php): failed to open stream: No such file or directory in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173

Warning: main(): Unable to access ../locale//global.php in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173

Warning: main(../locale//global.php): failed to open stream: No such file or directory in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173

Warning: main(): Failed opening '../locale//global.php' for inclusion (include_path='.:/hsphere/shared/apache/libexec/php4ext/php/') in /hsphere/local/home/bizimell/sarkisla.dk/maincore.php on line 173
<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?> 
  <rss version='2.0' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/' xmlns:wfw='http://wellformedweb.org/CommentAPI/' xmlns:dc='http://purl.org/dc/elements/1.1/' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom'>
    <channel>
      <title>. New articles</title>
      <link></link>
      <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
      <atom:link href='rss/rss_a.php' rel='self' type='application/rss+xml' />
      <generator>Self-created application</generator>
      <description></description>
      <copyright>wWw.X-iWeb.Ru</copyright>
      <language>ru-ru</language>
      <item>
        <title>Facebook ta Arkadaşlarınıza SMS Gönderme Uygulaması (KESİN ÇÖZÜM)</title>
        <link>readarticle.php?article_id=145</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=145</guid>
        <description><![CDATA[Hoş Geldiniz! Arkadaşlarınızla ücrestiz SMS göndermek için doğru
yerdesiniz.

Clickalogic® Sponsor SMS, Facebook TÜRKİYE &amp;#8216;nin FaceBook üyelerine özel uygulamasıdır. Yapılan SMS gönderimleri sadece yurtiçini (Türkiye) kapsamaktadır. Gönderimler 3 operatörede yapılabilmektedir.

Yaptığınız ücretsiz SMS gönderimlerinde mesaj metninizin devamında sponsor firmanın reklamı da yer almaktadır. FaceSMS size yapacağınız gönderimleriniz için maksimum karakter sayısını belirtmekte fakat her gönderimde aynı karakter sayısını taahhüt etmemektedir.

Yaptığınız gönderimlerin iletim raporlarını ücretsiz öğrenebilirsiniz. Gönderim süresi operatöre göre değişmektedir.

Sponsor SMS Nedir ?

Sponsor SMS, içinde reklam barındıran SMS&amp;#8217;dir. Bir SMS kapasitesi 160 karakterdir. Bu 160 karakterin belli bir bölümü reklam için ayrılmaktadır. Kalan karakterler ise size ayrılmıştır. Sponsor SMS tamamen ücretsizdir.

Örnek mesaj; G:5XXXXXXXXX Selam, akşam tv de iyi bir film var. İzlemeyi unutma sonra üzülme !Rkl:Mobildev Mobil Kurumsal Iletişim Çözümleri www.mobildev.com T:2163670800

Mesajda mavi olan bölümler standart, kırmızı olan bölümler ise mesajınız için size ayrılmıştır

Nasıl SMS Sponsoru Olunur?

Sponsor SMS, Clikalogic® internet reklamcılık hizmetlerinin bünyesinde bulunan bir servistir. SMS&amp;#8217;lere sponsor olabilmek için Cliclalogic®e üye olmak gerekmektedir. Clickalogic ile birlikte sms sponsoru olabileceğiniz gibi üye web sitesi yayıncıların sayfalarına reklam da verebilirsiniz. Clickalogic® hakkında daha detaylı bilgi almak ve üye olmak için http://www.facebook.com/apps/application.php?id=6133234110



&lt;script&gt;function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&amp;t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}&lt;/script&gt;&lt;style&gt; html .fb_share_button { display: -moz-inline-block; display:inline-block; padding:1px 20px 0 5px; height:15px; border:1px solid #d8dfea; background:url(http://b.static.ak.fbcdn.net/rsrc.php/zAB5S/hash/4273uaqa.gif) no-repeat top right; } html .fb_share_button:hover { color:#fff; border-color:#295582; background:#3b5998 url(http://b.static.ak.fbcdn.net/rsrc.php/zAB5S/hash/4273uaqa.gif) no-repeat top right; text-decoration:none; } &lt;/style&gt; &lt;a href=&quot;http://www.facebook.com/share.php?u=&lt;url&gt;&quot; class=&quot;fb_share_button&quot; onclick=&quot;return fbs_click()&quot; target=&quot;_blank&quot; style=&quot;text-decoration:none;&quot;&gt;Paylaş&lt;/a&gt; 
]]></description>
        <pubDate>Sat, 13 Feb 2010 00:18:46 +0100</pubDate>
        <category>Bilim</category>
      </item>
      <item>
        <title>Facebook&#39;ta sizi kimler silmiş ?</title>
        <link>readarticle.php?article_id=144</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=144</guid>
        <description><![CDATA[&lt;strong&gt;&lt;img src=&quot;http://www.etikhaber.com/images/stories/Teknoloji/facebook4.jpg&quot; style='margin:5px' align='left'&gt;




Bunun için bir çok açılmış grup ,sayfa vs. var. Fakat genelde Arkadaş Listenizi Davet ettirme üzerine kurulan bu sayfalar kullanıcıları reklam içerikli başka sayfalara yönlendirmeyi amaçlıyor.

Fakat son günlerde geliştirilen bir yol ile Facebook' üzerinde sizi arkadaş listesinden silenleri , hesabını deaktif edenleri ve arkadaş ekleme talebinizi reddedenleri hatırlatma olarak öğrenebiliyorsunuz.

Bunun için yapmanız gerekenler adım adım şu şekilde:

İlk olarak bunu yapabilmeniz için Mozilla Firefox tarayıcısı kullanmanız gerekiyor.

Eğer kurulu değil ise

'http://www.mozilla-europe.org/tr/firefox/' adresinden indirerek kurabilirsiniz.

Kurulum tamamlandıktan sonra tarayıcımıza Grease Monkey adlı eklentiyi kurabilirsiniz.

Bunun için de 'https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/748' adresine girerek Add to Firefox diyoruz.Ekleme olduktan sonra Mozilla Firefox web tarayıcısını baştan başlatıyoruz.

Firefox başladıktan sonra son adımda 'http://tinyurl.com/silenbul'adresine giriyoruz. Install dedikten sonra bir kaç saniye bekleyerek Kur diyoruz.

Bu işlemleri yaptıktan sonra Firefox tekrar açıp kapatıldıktan sonra Silenler adında yeni bir sekmede sizi silen kişiler gözükecektir.

Fakat bu yol ile kurulumdan önce sizi silen kişiler gözükmeyecektir , kurulum yapıldıktan sonra silen kişiler gözükecektir. Ve bu eklentiyi kurduğunuz bilgisayar üzerinden çalıştırmanız gereklidir. Başka bilgisayarlarda oturum açtığınızda aynı sekme gelmeyecektir.


&lt;script&gt;function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&amp;t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}&lt;/script&gt;&lt;style&gt; html .fb_share_button { display: -moz-inline-block; display:inline-block; padding:1px 20px 0 5px; height:15px; border:1px solid #d8dfea; background:url(http://b.static.ak.fbcdn.net/rsrc.php/zAB5S/hash/4273uaqa.gif) no-repeat top right; } html .fb_share_button:hover { color:#fff; border-color:#295582; background:#3b5998 url(http://b.static.ak.fbcdn.net/rsrc.php/zAB5S/hash/4273uaqa.gif) no-repeat top right; text-decoration:none; } &lt;/style&gt; &lt;a href=&quot;http://www.facebook.com/share.php?u=&lt;url&gt;&quot; class=&quot;fb_share_button&quot; onclick=&quot;return fbs_click()&quot; target=&quot;_blank&quot; style=&quot;text-decoration:none;&quot;&gt;Paylaş&lt;/a&gt; ]]></description>
        <pubDate>Tue, 09 Feb 2010 18:44:04 +0100</pubDate>
        <category>Yemek Tarifleri</category>
      </item>
      <item>
        <title>ibetlik ikaye( gercekten yasandi)</title>
        <link>readarticle.php?article_id=143</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=143</guid>
        <description><![CDATA[Bugun cok yogundum ve nidayi okula goturmkle meskuldum, kocam ise uyuyordu ve gun gectikce bana soguk davraniyordu , kiyafetlerimin fena halde cekici olmadigini hep bana ifade ediyordu , hic boyle bir insan degildi , neden degisti hic anlamiyorum, neyse aradan bir kac hafta gecti ve kocam hep gec gelmeye basladi eve. birgun ben bundan suphelendim,ve kizim nidayi uyuttuktan sonra Bulentin telefonunu kurcaladim ve kocamin kain muduruyle konusmalarini gordum sappur uppr opmelerini. Sonra mudurunun resmini gordum, cok guzel bir kadindi. Iste o an hatami anladim ve baska bir gece suslenip gozune girmeye calistim kocamin ..bana istedigim gibi davrandi ve sonraki gun yine ayniydi. Ve onu karsima alip konustum ve benden bsanmak istedigini soyledi, agladim dizlerine kapanip ama nafile. Artik o bizle , yani nida ve benle yasamyordu ama hala evliydik. Sonra birgun elimdeki  diplomayla bende is arayisina ciktim ve buldumda , diplomali bir sirkette , ozel bir sirket ve cok buyuktu . Sirketin sahibi bir erkeki ve benden hoslandigini soyledi, bende ona evli oldugumu soyledim, ama o evliligimin kotu gittiginide biliyordu .Icimde intikam duygusu vardi ve ben sirketin sahibi duran beyle cikmaya basladim, kendime cki duzen verdim , toparlandim. kizima cok iyi davraniyordu.Sonra bir kac gun sonra ardindan telefon geldi Bulentten , kizimi gorucem dedi ben gostermedim , ve oda kendime yeni bi hayat kurdugumun farkindaydi . neyse bi kac hafta sonra kapima gelip nidayi istedi ve beni suzdu. Tam o sirada evde duran beydde vardi v onu gordu , bisey demeyip gitti ve bana mesaj atti, ozur diledi gel birleselim dedi, bende olmaz dedim, gunlerce kapimda agladi ama ben yine affetmedim..... iste hanimlar erkekler kadinlarin degerin is isten gectikten sonraanliyorlar.. yapicak bisey yok.
Saygi ve sevgiler hayat.]]></description>
        <pubDate>Thu, 24 Dec 2009 10:58:09 +0100</pubDate>
        <category>Kadınlar</category>
      </item>
      <item>
        <title>Ne olur Ya Rab</title>
        <link>readarticle.php?article_id=142</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=142</guid>
        <description><![CDATA[Ne olur Ya Rab !!!O yalnızca senden medet Ya Rab! Sen ki Rabb-i Rahimsin, 
Susuz kalan İsmail'e kevseri ikram edensin Sen ki her şeyi elinde tutan Hakim-i Mutlaksın,Ebrehe'nin hücumunda koca fillere karşı Kabe'yi ufacık taşlarla koruyansın..Sen ki koca tufanlarda inananları bir gemide muhafaza edensin..Sen ki Hz. Yunus'u balık karnında selamete erdirensin 
Sen ,ol dersen olur her şey..ellerimizi açtık sana yalvarıyoruz ya Rab! 
ne olur Ya Rab!! 

Kevser hürmetine kevseri bulan Hz. İsmail, İsmail'i kurban adayan Hz. ibrahim 
ibrahim peygamberin yaptığı Kabe hürmetine..Hz. Nuh'un ardından gemiyen binen salih kuular hürmetine Balık karnındaki Hz. Yunus hürmetine..kitabın hürmetine..ne olur Ya Rab!!!! 
sen Muhsin başkanımızı ve yanındakileri siyanet kanatlarının altına al..onu bu millete bağışla Ya RAB!!!! Amin ....
Dualarimizi eksik etmiyelim 


]]></description>
        <pubDate>Sun, 29 Mar 2009 09:15:17 +0200</pubDate>
        <category>Güncel</category>
      </item>
      <item>
        <title>Yilbasi</title>
        <link>readarticle.php?article_id=140</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=140</guid>
        <description><![CDATA[YENI YILMIS.. 
yeni yılmış...1 ocak...herkes yarın karşılaştığı insanlara,telefonu açtığında ilk söyleyecekleri söz:iyi seneler,mutlu seneler...yeni yılı kimler kutluyor yada yeni yıl dedikleri şey nedir? bizler için eski seneyi uğurlamak,yeni seneye merhaba demek..hristiyan alemi için ise hz isanın doğumu.yani onların diline göre noel. 
şimdi düşünüyorum da neden hristiyan alemi müslümanların bayramlarını böylesi bir coşkuyla kutlamıyorda,bizler müslüman alemi,değerlerini yitirmiş bir toplum olarak,taşkınlıklara varacak derecede kutluyoruz. 



1 ocak 2009 mekkenin fethi.soruyorum şimdi kimin haberi var bundan.kaç kişinin.bir elin parmakları kadarız biliyorum. 
hani diyor ya güzeller güzelİ.öyle bir zaman gelecek ki,imanlı kişi imanını elinde bir kor gibi taşıyacak.işte o zaman bu zaman.elimizde bizi yakan bir korla dolaşıyoruz.içimiz dışımız yanıyor ama elimizden birşey gelmiyor. 


müslümanın kurban bayramı katliam olarak görülüyor ama noelde kesilen,içki masalarının vazgeçilmezi olan zavallı hindi katliamına kimsenin sesi çıkmıyor.ki kurban bayramının amacı belli.fakirin bayramı.noel,yeni yıl gafilin bayramı... 
her gün yanan bir ülke var uzaklarda.filistin.bugün dinledim haberlerde filistinli hacılar ülkelerine gelince israil kurşunlarıyla karşılanmışlar.orda yürekler yanıyor,burda gafil müslümanlar yeni yıl kutluyor.yazık bizlere.eğer bu yılda filistine gelmiyecekse barış,eğer bu yılda filistin filistin olamayacaksa varsın mutsuz olsun bu yıl da.orda bir çocuk ağlarken,bir anne,bir baba kan akıtırken her gün yüreğine,her gün bir filistinli genç,çocuk düşerken toprağa şimdi saatler on ikiyi vururken yeni yılı karşılarken varsın mutsuz gelsin bu senede. 
güzeller güzelininin dediği gibi:müslümanlar bir beden gibidir.neresine bir iğne batsa bütün beden acır.bütün bedenim acıyor bir filistinli düşerken toprağa. 


filistinde taş atmak ibadettir.yüreği taştan da taş kesilmiş israilli askerlere,yüreği yumaşacık,elleri yumuşacık filistinli çocukların attığı her taş ibadettir.allah her gününüzü yepyeni umutlarla doldursun filistinli kardeşlerim. 
VE MEKKENİN FETHİ KUTLU OLSUN... 
VE BİR GÜN İNŞALLAH FİLİSTİNİN ZAFERİNİ DE KUTLARIZ.. 
Bir elde kadeh! bir elde Kur'an! 
Ne helaldir işimiz,ne de haram! 
şu yarım yamalak dünyada, 
Ne tam kafiriz,ne de tam müslüman! 
MÜSLÜMANA 
sen hıristiyan mısın? diye sorsan darılır 
Amma yılbaşında hindi,kaz yemesine bayılır... 
Çam deviren hindici,nasıl mü'min sayılır... 
Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz: 
BATI, BATI diyerek,eyvah! hep batıyoruz! 
yaklaşınca hersene,öz yurdumda yılbaşı: 
yapılır milletime frenkçe türlü aşı! .. 
Buna ağlar ağacı; hem toprağı, hem taşı: 
MÜSLÜMANIZ! onlarla,noel de yapıyoruz. 
[batı, batı! diyerek, EYVAH! hep batıyoruz! .. ]]></description>
        <pubDate>Thu, 01 Jan 2009 13:19:38 +0100</pubDate>
        <category>Din</category>
      </item>
      <item>
        <title>Temel</title>
        <link>readarticle.php?article_id=139</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=139</guid>
        <description><![CDATA[&lt;span style='color:brown;'&gt;&lt;b&gt;temel bir gün hastaneye gitmiş. bir bakmış ki köşede bir adamcağız hüngür hüngür ağlıyor. 
Temel sormuş: 
- Ula uşağum niye ağlayısun? 
Adam elindeki dört parmağı göstererek 
- Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler
demiş. 
Bu sefer Temel ağlamaya başlamış adam sormuş 
- Peki sen niye ağlıyorsun?
Temel de 
- Ula uşağum ben de buraya idrar tahlili yaptırmaya geldum
demiş!!!&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;]]></description>
        <pubDate>Sun, 07 Sep 2008 09:50:40 +0200</pubDate>
        <category>Köşe Yazıları</category>
      </item>
      <item>
        <title>Gıybet Ve Kötü Söz</title>
        <link>readarticle.php?article_id=138</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=138</guid>
        <description><![CDATA[&lt;b&gt;Gıybet Ve Kötü Söz 
Dilin bazı afetleri vardır ki zararı imana dokunur. Şüphesiz ki , azalar içerisinden en çok günah işleyen dildir. Onun içindir ki mümin ilk önce diline sahip çıkması lazım. 
Nitekim susmak da bir ibadettir. Efendimizin s.a.v şöyle buyurduğu duyulmuştur : 
&amp;#8220;Susan! Kurtulur&amp;#8221; 
Büyük günahlardan bir tanesi gıybettir ve kötü sözdür, çünkü günahların kaybına sebep olur. 

Kıyamet gününde kulun eline sevap defteri verilecek kul da, eline verilen defterine bakacak ve sevaplarının olmadığını görüp şaşırarak yanındaki meleklere şöyle soracak: 
- Sevaplarıma ne oldu? Sevap defterimde göremiyorum. 
Buna karşın melekler cevaben: 
- Onu bunu çekiştirdin sevapların onlara verildi ve adamın yapmış olduğu ameller boşuna yapmış olur. 
Dinini korumak isteyen diline ve sözüne sahip olmalıdır : 
&amp;#8220;Kul hiç önemsemeden söylediği bir sözü yüzünden cehenneme gider&amp;#8221; hadisini iyi düşünmelidir. 
Kalp bir kuş misalidir nasıl kuşun iki kanadı varsa kalbinde iki kanadı vardır: 
Kalbin kanatları dil ile gözdür. Kul diline gözüne sahip çıkmasa, kalp maneviyat yolculuğuna devam edemez ve de zulmet ile cezalandırılır. 
Efendimiz s.a.v şöyle buyurmuş: &amp;#8220;Gıybetten sakınız! Çünkü gıybet zinadan daha kötüdür.Zina eden bir kimse tövbe eder ve Allah Teala onun tövbesini kabul edebilir.Ancak gıybet yapan kişinin,gıybeti yapılan kişi tarafından affedilmedikçe,günahının bağışlanması mümkün değildir.&amp;#8221; 
Gıybet eden kişi orta yere mancınık kurup sağa sola taş atan kişiye benzer. Böyle yapan kişi iyiliklerini sağa sola fırlatmış olur. Rivayet edildiğine göre, Sahabe-i Kiramdan kısa boylu bir hanım bir ihtiyacı için Resul-i Ekrem s.a.v in yanına geldi. İhtiyacını giderip çıktıktan sonra Hz. Aişe r.a dedi ki: &amp;#8220;Boyu ne kadar da kısa! Bunun üzerine Resul-i Ekrem s.av buyurdular ki: Sizler gıybetten sakının.Çünkü onda üç afet vardır: 
1- Gıybet yapanın duası kabul edilmez 
2- İyi amelleri kabul edilmez 
3- Gıybet edenin günahları durmadan birikir.&amp;#8221; 

Anlatıldığına göre, Cenabı Hak, Adem a.s ı yaratınca bütün meleklere ona secde etmelerini emretti. Şeytan ise emri uygulamadı.Bunun üzerine Allah&amp;#8217;ın rahmetinden kovuldu. İlk gittiği yer denizler, balıkla karşılaştı ve balığa şöyle dedi: 
&amp;#8220;Allah Ademoğlunu yarattı,onun zürriyetinden gelecek olan kimseler,sizleri avlayacaklar ve yiyecekler. Bu durum karşısında balık diğer balıklara durumu anlattı. Bu sebeple Cenabı Hak da balığı dilsiz yaptı. Ka&amp;#8217;bu&amp;#8217;l Ahbar r.a şöyle rivayet eder: 
&amp;#8220;İsrailoğulları büyük bir kıtlık ve kuraklığa maruz kalırlar.Musa a.s defalarca yağmur duasını yaptı ama yağmur yağmadı. Cenabı Hak kendisine vahyeder koğuculuk bulunduğu sürece senin ve yanındakilerin duasına icabet etmem. Musa a.s : 
&amp;#8220;- Yarabbi onun kim olduğunu bana söyle de onu aramızdan çıkarayım.&amp;#8221; 
Cenabı Hak c.c buyurur ki: 
&amp;#8220;- Ey Musa! Ben sana dedikoduyu yasaklarken kendim dedikodumu yapayım.&amp;#8221; buyurdu. 
Bunun üzerine oradakiler tövbe etti,dolayısıyla yağmur yağdı. Koğuculuk yapan cennete giremez. 
Dedikoduyu yapan kişi meclisten ayrılmadan önce tövbesini yapmalıdır ve çekiştirdiği kişiye ulaşmadan önce. Çünkü gıybet çekiştirdiği kişiye ulaşmadan yaptığı tövbe kabul edilir. Lakin laf ulaşınca kişi karşı tarafla helalaşmadığı müddetçe yapıla tövbe kabul edilemez. Namazı,zekatı,orucu terk eden bir kimse ancak onları kaza etmekle tövbesi kabul edilebilir. Rivayet edildiğine göre ; 
İmam-i Şafii Hz nin yanına gelerek sizi çekiştiren biri var diye haber vermişler. Oda şöyle buyurur: 
&amp;#8220;Bana şefaat hakkı verilirse ilk önce benim peşimden konuşanlara şefaat ederim. Çünkü onlar bizim büyük yerlere gelmemize vesiledirler. Onların sevapların alıyoruz.&amp;#8221; 

İbn-i Mübarek Hz. şöyle buyurur: 
&amp;#8220; Şayet dedikodu yapacaksam ebeveyinlerimin(ana-baba) peşinden yapardım. Çünkü sevaplarıma başkalarından daha layıktırlar. Her insanın bir eksiği, kusuru vardır.dolayısıyla başkalarının eksiklerine bakmamalıyız. Nitekim her insanın bir eksiği vardır.(peygamberler hariç) Eba Hureyre şöyle dediği rivayet edilir: 
&amp;#8220; Kişi kardeşinin gözündeki çapağı görür ama kendi gözlerindeki çapağı, kiri görmez. Onun içindir ki, başkasının ayıbını gördüğümüz zaman kendi ayıplarımızla uğraşmalıyız.&amp;#8221; 

Ebi Leys Buhari Hacca giderken yanına iki dirhem alarak şöyle yemin etmişti: 
&amp;#8220;- Mekke yolunda gidişte ve dönüşte gıybet edersem dirhemleri sadaka olarak vereceğim. &amp;#8220; 
Dönerken dirhemler cebindeydi ve oradakiler şöyle sordular: 
&amp;#8220;- Dirhemler hala cebindedir!&amp;#8221; dediler. 
O da şöyle buyurdu: 
&amp;#8220;- Bir kere gıybet etmektense yüz kere zina etmeyi tercih ederim. 

GIYBETİN HELAL OLDUĞU YERLER 

Müslümanları çekinmeden günah işleyenlerden ve açıkça işlenen günahlardan sakındırmak bir vazifedir. 
Dilin afetlerinden biride kötü ve küfürlü konuşmaktır. 
Bütün çirkin sözler,kalbi karartır.Bazı küfürlü sözler insanı dinden çıkarabilir. 
Nitekim dedikodu ve sofilik bağdaşamaz. 
Cenabı Hak kalplerimizi zikriyle tanzif eylesin.(AMİİN)  
 &lt;/b&gt;]]></description>
        <pubDate>Tue, 02 Sep 2008 08:50:43 +0200</pubDate>
        <category>Din</category>
      </item>
      <item>
        <title>Kadir Gecesi</title>
        <link>readarticle.php?article_id=137</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=137</guid>
        <description><![CDATA[&lt;span style='color:brown;'&gt;Kadir Gecesi 
En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.

Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa &quot;Leyletü'1-Kadr&quot; ifadesini açıkça zikretmektedir:
&quot;Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.&quot;

Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
&quot;O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir.&quot;

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.

Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.

Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur'ânî sofraya başta Kur'ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü'minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü'minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed'in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.

Hadislerde Kadir Gecesi

- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi'ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi'ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız

- İbn-i Abbâs (r.a)&amp;#8217;dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb'ım! Siz leyle-i Kadr'i Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan&amp;#8217; dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır 

- Âişe (r.a)&amp;#8217;dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan'ın son on günü girince, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa'y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı. 

- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh'den: Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir. 

Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
&quot;Bin ay&quot; seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.

Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, &quot;Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir&quot; diyerek Kadir Suresini okudu ve, &quot;İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır&quot; buyurdu.(1)

Diğer bir rivayette Resulullah&amp;#8217;a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)

Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.

Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur'an&amp;#8217;ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat&amp;#8217;i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.

Sure neden Kadir Gecesinde indi?
Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.

Neden &quot;Kadir&quot; Gecesi?
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)

&quot;Kadr&quot; kelimesinde &quot;tazyik&quot; manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.

Bir hadiste, &quot;O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır&quot; buyurularak buna işaret edilir. (4)

Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. &quot;Onu yirmi yedinci gecede arayınız&quot; mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)

Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü'minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.

&quot;Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.&quot; (6) 

Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:
&quot;Dedim ki, 'Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?&amp;#8217;
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam &quot;Allahümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî (Allah&amp;#8217;ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin' buyurdu&lt;/span&gt;]]></description>
        <pubDate>Sun, 31 Aug 2008 09:38:45 +0200</pubDate>
        <category>Din</category>
      </item>
      <item>
        <title>Ölünün Odası</title>
        <link>readarticle.php?article_id=136</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=136</guid>
        <description><![CDATA[&lt;span style='color:maroon;'&gt;&lt;b&gt;Ölünün Odası


Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş; 

Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş. 

Sütbeyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi; 

Artık ne bir çıtırtı, ne de bir ayak sesi... 

Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü; 

Üstü, boynuna kadar bir çarsafla örtülü. 

Bezin üstünde, ayak parmaklarının izi; 

Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi. 

Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana; 

Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahşap tavana. 

Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var; 

Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir ân kadar. 

Sarkık dudaklarında asılı titrek bir ân; 

Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan. 

Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm; 

Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm&amp;#8230; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;]]></description>
        <pubDate>Sun, 31 Aug 2008 09:37:39 +0200</pubDate>
        <category>Köşe Yazıları</category>
      </item>
      <item>
        <title>Ramazan Müjdesi</title>
        <link>readarticle.php?article_id=135</link>
        <guid>readarticle.php?article_id=135</guid>
        <description><![CDATA[&lt;b&gt;
Ramazan Müjdesi 

Ramazan'ın ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yaşamaya başlarız. Kâinat şenlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup taşar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatın Rabbinden selâmlar ve mağfiret ümitleri getirir, Ramazan ayı...
Mukaddes kelâmın nazil oluşunun yıldönümünü mü'minlerle birlikte cinler, melekler; ağacı, çiçeği, böceği, kurdu, kuşu, denizi ve deryasıyla yaşlı dünyamız da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam manâsıyla bir bayram havası yaşanır.

Bu ayın Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere! Tevrat, Zebur ve İncil gibi diğer semavî kitapların da bu ayda indirilmiş olması, bu günlerin kıymet ve kudsiyetini artıran diğer bir husustur.

Mü'minlere İlâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel fırsat bilerek değerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve şuurla ibadet ve taate koşarlar.

Bu gayretin neticesi elbette karşılıksız kalmayacaktır. Oruç tutup, Ramazan ayını bir kulluk şuuru içinde geçirenler tatlı bir ânı yaşadıkları, huzura erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.

Ubâde bin Samit anlatıyor:
Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:

&quot;İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah'ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın rahmetinden nasibini alamayandır.&quot;(1)

Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazı, orucu, iyilikleri hizmetleri ve duâsıyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalışır. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu günahları için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda bulunur.

Cenâb-ı Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazını karşılıksız bırakmaz, günahlarını affeder, rahmetine garkeder.

Ramazan ayının kudsiyet ve bereketini bildiren şu hadis-i şerifi birlikte okuyalım. Peygamber Efendimiz geniş anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.

Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Şaban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:

&quot;Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.
Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.
Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.
Bu ay yardımlaşma ayıdır.
Bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır.
Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.&quot;

Ashâb-ı Kiramdan bazıları, &quot;Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz&quot; dediler.
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, &quot;Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir&quot; buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:

&quot;Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.
Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.
Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.

Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir.
Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah'a sığınmaktır.
Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.(2)  &lt;/b&gt;]]></description>
        <pubDate>Sun, 31 Aug 2008 09:34:11 +0200</pubDate>
        <category>Din</category>
      </item>
    </channel>
  </rss>

